Tilapia Balığı

Tilapia Balığı

Tilapia Balığı
Malzemeler:
2 tilapia fileto
1 limonun suyu
3 çorba kaşığı zeytinyağı
3 çorba kaşığı beyaz şarap
3 diş sarımsak
5 kumquats (minik portakal)
5 arpacık soğanı
4 defneyaprağı
1/2 çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı maydanoz

Yapılışı:
Maydanozları ince ince kıyın, sarımsakları küçük küçük doğrayın. Arpacık soğanlarının kabuklarını soyun. Kumquatsları ikiye bölün.

Balıkları iyice yıkayıp suyunu süzdürün. Kağıt havluyla da suyunu alabilirsiniz.

Fırın tepsisinin içine veya fırına dayanıklı cam kabının içine balıkları yan yana dizin.

Bir kasenin içine limon suyunu, zeytinyağını ve beyaz şarabı koyup karıştırın. Hazırladığınız bu karışımı balıkların üzerine dökün.

İnce ince doğranmış sarımsakları balıkların üzerine serpiştirin. Her bir filetonun üzerine birer ikişer defneyaprağı koyun. Arpacık soğanlarını ve kumquatsları balıkların çevresine yerleştirin. Kumquats bulamazsanız küçük küçük doğradığınız portakalın kabuklarını da aynı amaçla kullanabilirsiniz.

Tepsiyi alüminyum folyo ile kapatın. Önceden ısıtılmış 190 derecelik fırında 25-30 dakika kadar pişirin.

Bu tarifi fırında pişireceğiniz tüm balıklara uygulayabilirsiniz. 

Kumquats Arpacik Sogani

Tilapia Balığı” hakkında 7 yorum var

  1. Mehmet dedi ki:

    İlginç bir isim. Bu tilapia okyanus balığı mıdır? Nerelerde çıkar?

  2. Mehmet dedi ki:

    Bir de tuzlu balık mıdır?

  3. figen erdogan dedi ki:

    tarıf nerde..menudeki en guzel urun ve tarifi yok.. 🙁

  4. figen erdogan dedi ki:

    tatlı su cuprasıda denilebilir..Tilapia balıkları dünyada insan gıdası olarak en yaygın şekilde yetiştiriciliği yapılan cinslerden biridir. Özellikle doğu Afrika ve Ortadoğu ülkeleri başta olmak üzere sıcak ve ılıman iklim kuşaklarında yer alan Mısır, İsrail, Filipinler, Uganda, Kenya, Ürdün, Suriye, Java Adası ve A.B.D gibi ülkelerde yetiştiriciliği yapılan bir türdür. Günümüzde 100 kadar tilapia türünden 10 tanesi yetiştiricilikte başarılı bir şekilde kullanılmaktadır(stickney 1986). Diğer iç su ürünlerine göre sıcak ve ılıman iklime sahip ülkelerde tercih edilmesinin nedenleri şu şekilde sıralanabilir(maar ve ark. 1966):
    • Başka balık türlerinin kullanamadığı çok çeşitli besin maddelerini değerlendirip ete dönüştürmesi.
    • Yapay yetiştiricilikte havuzlardaki yoğun stok bakım ve yapay besleme koşullarına kolayca uyum sağlayabilmesi.
    • Kısa bir besin zincirine sahip olması.
    • Çeşitli parazit hastalıklara karşı dayanıklı olması.
    • Hızlı üremesi ve kolay döl alınabilmesi.
    • Etinin lezzetli olması.
    Tilapiaların asıl yayıldıkları alanların dışına çıkarıldığı ilk yer Java adasıdır. Pasifik’ten daha uzak alanlara yayılması 2. Dünya savaşı sırasında Japonlar tarafından taşınmak yolu ile gerçekleşmiştir. Yayıldıkları alanlarda toplam balık üretimi içerisinde çok önemli bir paya sahiptirler. Örneğin Mısır’da iç sulardan elde edilen üretimin %60-80’ini tlapia balıkları oluşturmaktadır.
    Tilapia türleri Türkiye sularında doğal olarak bulunmamaktadır. İlk kez 1975 yılında D.S.İ Adana 6. Bölge Müdürlüğü tarafından Suriye’den T. zilli ve T. nilotica getirilmiştir. Bu türler üzerine Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi tarafından adaptasyon çalışmaları yapılmış ve büyük ölçüde başarı sağlanmıştır. Daha sonra bu 2 türe ek olarak T. rendalli ve T. geluleus getirilmiş ve bu 4 tür üzerinde deneme üretimine başlanmıştır. Tilapia balıklarının Türkiye’de yaygın olarak üretilmesinde kışlatma sorunu önem taşımaktadır. Tilapia balıkları sıcak su canlıları olduklarından Türkiye’de önemli üretim alanları olarak Akdeniz sahil kuşağı uygunluk göstermektedir. Bunun dışında termik santrallerin soğutma suları ile doğal sıcak su kaynaklarının bulunduğu bölgeler tilapia yetiştiriciliği için uygun bölgelerdir. Bu bölgelerde kurulacak tesislere kışlatma için kapalı alanların tasarlanması gerekmektedir. Çünkü tilapia balıkları düşük su sıcaklıklarına tolerans göstermeyen türlerdir. Bu nedenle soğuk kış aylarında damızlık ve yavruların kapalı alanlarda tutulması toplu ölümleri önlediği gibi balıkların bir ölçüde büyümesini de sağlayacaktır. Sıcaklığın yükseldiği zamanlarda kapalı alanlardan alınan balıklar besin birikimlerine aktarılıp büyütülebilirler.
    Dünyada kendi kendini besleyen 7-8 ülkeden biri Türkiye olmasına karşın ülkemizde protein eksikliği hala önemini korumaktadır. Hayvansal protein kaynaklarının yeterli düzeyde olmaması nedeniyle bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de su ürünleri üretimine son yıllarda önem verilmeye başlanmıştır.
    Türkiye’de su ürünlerinin önemli bir kısmı denizlerden karşılanmaktadır. Buda iç su balıkçılığının arzulanan düzeyde gelişmesini önemli ölçüde etkilemektedir. Yetiştiricilik çok yakın tarihte ele alınmış önce sazan ve alabalık üretim tesisleri kurulmuştur. Ancak zengin iç su kaynaklarımızın değerlendirilmesinde bu çalışmalar yeterli değildir. Verimi arttırmak için uygun sularda uygun türlerin yetiştirilmesi gerekir. Bu nedenle tilapia Akdeniz sahil kuşağında yetiştiriciliği yapılacak önemli bir tür olarak görülmektedir. Özellikle etinin lezzetli olması, kolay üremesi ve beslenme sorununun olmaması bu türün önemli özellikleridir.
    Üretim olanaklarının iyi değerlendirilmesi ve üzerinde durulması halinde, bugün yetiştiriciliği yapılan sazanın yanında, tilapia Türkiye’nin en önemli bir iç su ürünü olma başarısı gösterecektir.
    2-TİLAPİA BALIKLARININ SINIFLANDIRILMASI
    (Thys. 1969) Tilapiaları en az 77 türe (birçok alttürü dışında) ayrılmış (jhingran ve gopalakrishnan, 1974) ise üretim ölçekli balık yetiştiriciliğinde veya deneylerde kullanılan tilapiaları 22 türde toplamıştır. Görüldüğü gibi bu türün sınıflandırılmasında oldukça kararsızlık mevcuttur. Yapısal özelliklerinin fazlalığından dolayı bilim adamları, tilapiaları beslenme alışkanlıklarını da kapsayan, üreme özelliklerine göre ayırmaya çalışmışlardır. Suyun derinliklerinde dibe yuva yapan ve bu yuvalara yumurtalarını bırakan türe tilapia, döllenmiş yumurtalarını dişinin ağzında kuluçkalayan türede Sarotherodon (fırça dişli) denmektedir (trewavas, 1982). Daha sonraları yumurtlarını suların dip kısımlarında bırakan fakat kuluçka döneminde ise bu yumurtları dişinin ağzında taşıdığı yeni bir cins olan Oreochromis bulunmuştur. Tilapia türü büyük dişlere sahip ve algler ile beslenir. Sarotheredon türünün ise dişleri küçük olup algler ile beslenirler. Beslenme alışkanlıkları oldukça esnektir. Son zamanlarda birbirine bağlı 2 sınıflandırma yapılmıştır. Buna göre birinci sınıfa dahil olan 5 tür vardır. Bunlar; Tilapia, Sarotherodon, Oreochromis, Tristromella ve Danakilia olup, diğer sınıf ise 7 alt cinse ayrılmaktadır. Bunlar ise; Heterotilapia, Pelmotilapia, Sarotheredon, Oreochromis, Nyasalapia, Alcolapia ve Neotilapia’dır(fishelson ve yaran 1983). Bu sınıflandırmaya rağmen bir çok taksonomist bu türlerin hepsine birden tilapia demeyi tercih etmişlerdir. alıntı google.. 🙂

  5. Mehmet dedi ki:

    Figen Hanım, çok teşekkür ederim. Oldukça bilgilendim 🙂

  6. Hemen ekledim 🙂

  7. Hayır tuzlu değildir. Hatta diyet yapanlar için çok uygun bir balık türüdür.