Tarhana Çorbası Tarifi

Dün sevgili Neşeli Günler bana “alanın dünya mutfakları ama güzel bir tarhana çorbası tarifin var mı” diye sordu. Olmaz mı var dedim. Tam o sıralarda da bir günlük New York seyahati yorgunluğumu henüz atamamış, ne yemek yapacağım diye düşünüyordum. Zamanlaman harikaydı Müjde 🙂

İki gün önce, süresi biten pasaportumu e-pasaport ile değiştirmek üzere onca yolu tepip New York’a Türk Konsolosluğuna gittim. Konsolosluk pasaport işlemlerini eskiden posta yolu ile yapıyordu. E-pasaport çıkınca illaki de şahsen başvurma zorunluluğunu getirdiler. Niye? Parmak izi alınıyormuş da ondan zannettik. Değilmiş meğer. Gittiğimde sadece bir fotoğrafımı, nüfus cüzdanımı ve eski pasaportumu verdim ve işlemlerim halloldu. E peki ben o kadar yolu bunun için mi gittim? Posta yoluyla olmaz mıydı bu? Olurdu, bal gibi de olurdu. Düşünsenize Amerika doğusundan batısına uçuş mesafesi 6 saat olan kocaman bir ülke. Toplam 4 adet konsolosluk var. New York, Chicago, Houston ve Los Angeles. Biz Florida’da yaşıyoruz ve New York’a bağlıyız. New York buradan uçakla 3 saat. Ben sabahın erken saatinde işimi gücümü ayarlayıp kalktım gittim. Hem zaman hem de masraf kaybı. E-pasaporta ödediğiniz harç haricinde bir de uçak bileti, taksi v.s. ücretleriniz var. Pratik olarak bir düşünün mantıklı mı? Amerika’nın çeşit çeşit yerlerinde yaşayan Türk vatandaşları konsolosluk işlemleri için taa kalkıp bağlı oldukları konsolosluğa gitmek zorundalar. Bu işlemler eskiden posta ile oluyordu, yaptım daha önce, şimdi ne değişti acaba? Genel olarak konsolosluk işlemleri diyorum çünkü askerlik işlemi için bile artık gitmek zorundasınız. Niye? Bir belgeye imza atmak için. Eskiden posta ile yapılan bu işlem niçin artık yapılamıyor? Çok kızgınım Amerika’daki Türk Konsolosluğuna. Üstelik telefonlarına artık cevap vermiyorlar bile. Arıyorsunuz, bekleyen üçüncü kişisiniz, ikinci kişisiniz derken birinci kişi oluyorsunuz ve dakikalarca bekliyorsunuz cevap yok. Çağrı merkezini otomatiğe bağlamışlar. Kimse yok. Telesekreter kaydı dönüp duruyor. Konsolosluğun forumlarında bu konudan şikayet eden o kadar çok Türk vatandaşı var ki! Bilmem bu şikayetlere bir çözüm bulacaklar mı, yoksa Türk konsolosluğu Amerika’da yaşayan vatandaşlarına yardımcı olmamaya devam mı edecek!

Dedim ya çok yorgundum diye. Neredeyse evime dönemiyordum. Saat 5 gibi havaalanına gitmek üzere taksi arayışına girdim. Hava yağmurlu ve trafik feci. O saatte boş taksi bulana aşk olsun. Ne kalabalık memleket! Bir tane durdurdum, “La Guardia Havalanına gideceğim” dedim. Taksici “bilmiyorum ben orayı” dedi. Bir taksici havaalanını nasıl bilmez? İki tane var zaten. Yalan söyledi, gitmek istemedi. Taksici Ortadoğu taraflarından birine benziyordu. Bu şark zihniyeti bana hiç yabancı değildi. Israr etmedim indim. 10 dakika kadar bekledikten sonra nihayet “yolu bilen!” bir taksici beni havaalanına ulaştırdı. Saat 5.45. Daha önceden check-in yaptığım için ve elimde valizim olmadığı için hemen güvenlikten geçip içeri girdim. Bir baktım benim kapımın olduğu yerde bir yığın insan var. Anladım ters giden bir şeyler olduğunu. Meğer hava şartları yüzünden saat 3’teki uçak bile henüz kalkmamış. Benim uçuşum saat 11’e ertelenmiş. 5 saat havaalanında bekledim. Evime ulaştığımda gece 3 idi.

Ertesi günü perişandım. Ne pişirsem derken sevgili Müjde’nin parlak fikri ile tarhana çorbası yapmaya koyuldum. Kayınvalidem bu sene çok güzel bir tarhana yapmış. Nisan ayında Türkiye’ye gittiğimizde bir büyük bez torbada aldık geldik tarhanamızı. Her yörenin tarhanası birbirinden farklı. Benim memleketim Malatya’da tarhana dövme bulgurdan yapılır. Yani buğdaydan. Yoğurt ve un ile karıştırılır. Bez torbalarda mayalandırılır. Süreç epey uzundur. Sanırım 40-45 gün kadar. Bir avuç büyüklüğünde topak topak olur. Pişirmeden önce sıcak su ile eritilir. Kara nohut, küçük küçük doğranmış kuşbaşı et ve ıspanak konulur. En son üzerine tereyağında yakılan nane dökülerek servis yapılır. Eşim Eskişehir’li, kayınvalidem tarhanayı salçalı yapıyor. Kuru hali kırmızı orta boy bulgura benziyor. Her iki yörenin tarhanasının tadı birbirinden oldukça farklı. İkisi de güzel ama.

Tarhana çorbasını çocukluğumda hiç sevmezdim. Annem yaptığında oflaya puflaya yerdim. Sonra sonra kıymetini anlıyor insan. Besin değeri açısından çok zengin ve faydalı bir çorba. Annelerin mutlaka bir bildiği vardır 🙂

İyi ki sordun Neşeli Günler, iyi ki aklıma getirdin. Benden sana hafta sonu armağanı, afiyet olsun!

Tarhana Çorbası
Malzemeler:
6 yemek kaşığı tarhana
5 bardak su veya (yarısı et/tavuk suyu + yarısı su)
2 yemek kaşığı sıvı yağ
1 yemek kaşığı tereyağı
1 yemek kaşığı domates salçası
1/2 yemek kaşığı biber salçası
2 diş sarımsak
1 çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı toz kırmızıbiber
1 çay kaşığı nane
½ çay kaşığı kimyon
İsteğe bağlı 1 su bardağı haşlanmış nohut veya ½ su bardağı kara mercimek

Yapılışı:Tarhanayı 1 su bardağı sıcak su ile eritin.

Tencerenin içinde sıvıyağ ile tereyağını eritin. Tereyağı köpük köpük olunca salçayı ekleyin. Yemeklere salça koyduğumda önceden yağ ile kavuruyorum. Böylece salçanın çiğ kokusu kayboluyor. Tarhana çorbasına biraz biber salçası eklediğinizde lezzeti farklı oluyor.

Salçada kavrulduktan sonra erittiğiniz tarhanayı ekleyin. Bir iki sefer karıştırıp kalan 4 su bardağı suyu ekleyin. Suyu birer bardak birer bardak ekleyin ki tarhana topaklanmasın. Ve sürekli karıştırın. Ben çorbalara et veya tavuk suyu kullanmayı tercih ediyorum. Bu çorbada da 2 bardak su + 3 bardak tavuk suyu kullandım. Tavuk suyu biraz daha yağlı olduğu için ilk baştaki sıvı yağı miktarını azaltabilirsiniz veya tereyağını kullanmayabilirsiniz. Suyu kaynar kullandım ancak tavuk suyu ılık idi. Çorbayı kaynaması için bir-iki dakika sürekli karıştırın. Bu aşamada isterseniz nohut veya kara mercimek atabilirsiniz. Ben çorbayı taneli sevdiğim için tarhananın da içine haşlanmış nohut veya kara mercimek atıyorum. Hem daha lezzetli hem de daha zengin bir çorba oluyor.

Baharatları (nane, kimyon, karabiber, kırmızıbiber) ekleyip, çorbanızı kısık ateşte ağır ağır 20 dakika kadar pişirin. Ocaktan almadan 5 dakika önce minik minik doğradığınız sarımsakları da ekleyin.

Afiyet olsun!

Tarhana Çorbası Tarifi” hakkında 14 yorum var

  1. Ellerine sağlık,tok olmama rağmen canım çekti,nefis olmuş belli…
    Ben biber salçası koymuyordum yoğurulurken tarhana hamuruna ilave ediliyor diye ama bir daha ki sefere biber salçasıda koyacağım.
    Ben’im kardeşimde bu konsolosluk işleri yüzünden bu sene Türkiye’ye gelemedi,sanırım topyekün arıza var bizim konsolosluklarda,yine de geçmiş olsun diyeyim… 🙂

  2. Teşekkür ederim 🙂
    Bak şimdi görüyor musun, demek senin kardeşin de muzdarip olmuş 🙁

  3. Mehmet dedi ki:

    Gokce Hanim,
    Bu konsolosluk olayini hic sormayin. Telefonla ulasmak imkansiz. Ben de bedelli askerlik basvurum icin formlarimi gonderdim. Bir forma imzaniz lazim, sahsen gelmeniz lazim diyorlar. Yani bu is ne fax, ne email, ne Fedex hicbirseyle olmuyormus!! Ne buyuk duyarsizlik! Ben gunu birlik gitsem bile patronumdan izin isteyecegim, ucaga 300 dolar, parking, taksi, vs. yol ucretlerine 100 dolar verecegim, arti askerlige verdigimiz 7000 dolar civar para cabasi. Bu tip seyleri yasayinca hakkaten memleketime donmek fikri coook cazip geliyor 🙁

    Neyse, yemek tarifinize doneyim. Hakkaten karnim acikti galiba. Resimlerinize buyulterek baktim. Monitorden tabaklari yalayasim geldi 🙂 Burada yakin bir arkadasim benim tarhana ve bilimum Turk gida malzemeleri icin kaynagim oldu sagolsun. O tarhanayi versin ben de ona eminim sizinki kadar olmasa da guzel bir tarhana corbasi yapayim!

  4. Ellerine sağlık Gökçe. ben tarhanayı kıtır kıtır yemeyi seviyorum. hamileyken tek aşerdiğim şey çerezlik tarhanaydı 😀 herkes bana deliymişim gibi bakıyordu. çoğu kişi tattı ve anında suratlarını ekşitip tükürdü.
    Samsunda yediğim tarhana çorbası beyaz ve ekşimtıraktı. bayılarak içiyordum. ve içinde dediğin gibi nohut da vardı.
    ama şimdi gördüğüm her tarhana çorbası kırmızımsı bir renkte (pişmişini kastetmiyorum) bize maraştan gelen tarhana da beyazdı. onu da sıcak suyla ıslatıp yerdim çocukken.
    anlaşılan her yörede yapımı farklı bir lezzet bu tarhana. ama ben çocukluğumdaki beyaz ve ekşimtırak lezzeti tek geçiyorum hala.

  5. ne yorucu bir gün yaşamışsın.
    neyse geçmiş olsun diyelim.

    tarhana çorbası nefis gözüküyor.
    bende mercimek çorbası pişirirken atarım içine bir kaşık tarhana
    miss gibi olur

    nasıl da canım çekti şimdi 🙂

  6. Allahım sana geliyorum ! yaz -kış olmazsa olmazdır benim için tarhana. hem eline sağlık hem de afiyet olsun. angarya evrak getir-götür işleri dünyanın her yerinde var demekki,ne diyeyim geçmiş olsun.bu arada bişii dicem ben seni Türkiye’den yazıyosun sanıyodum be yaa :O
    öpüyorum seni kocaman kocamann 😀

  7. Aa bak bu da iyi fikirmiş:)) Bazen ben ezo gelin misali bir çorbanın içine neler atarım biliyor musun 🙂

  8. Amerikanyadayım ben 🙂 Buralardan oralara yetişiyorum 😀 Miami’den sıcak dolusu sevgiler gönderiyorum ben de sana 🙂

  9. Nilhan, demek hamileliğinde tarhanaya aşeriyordun 🙂 Çok hoş 🙂
    Her yörenin tarhanası farklı. Ben Malatya’lıyım. Malatya tarhanası dövme bulgurdan yapılır. Yani buğdaydan. Yoğurt ve un ile karıştırılır. Bez torbalarda mayalandırılır. Süreç epey uzundur. Sanırım 40-45 gün kadar. Bir avuç büyüklüğünde topak topak olur. Pişirmeden önce eritilir. Nohut konulur içine. Hatta Malatya’da kara nohut vardır. Kara nohut koyarlar pek nefis olur. Ve bol naneli pişirilir.
    Eşim Eskişehir’li. Kayınvalidem salçalı yapıyor. Kuru hali kırmızı orta boy bulgura benziyor.
    Her iki yörenin tarhanasının tadı birbirinde öyle farklı ki. İkisi de güzel ama.

  10. Mehmet Bey demek siz de aynı dertten yakınanlardansınız. Umarım bir çözümü bulunur artık!
    Resimlerimin bu kadar iştah açıcı olduğunu bilmiyordum. Teşekkür ederim 🙂

  11. tarhanaya bayılırım bir de sizin anlattığınız gibi deneyeceğim

  12. İnşallah beğenirsiniz 🙂

  13. Tarifiniz çok güzeldi teşekkürler.. 😀

  14. Teşekkür ederim. Beğendiğinize memnun oldum.